Sahile inip yürüyeceksin diye düşünürsün, sonra çakıl taşlarının ayağına yaptığı eziyeti hatırlar, vazgeçersin. Burada herkes ya bisikletle yanından geçer ya da Toroslar'a bakıp "ne güzel ya" der, başka da bir şey yapmaz. Akşam serini bahane edip dışarı çıkarsın ama nereye gideceğine bir türlü karar veremezsin. Tam o anda kararsızlığı bitirmenin tek yolu kalır: zarı at, taşları sonra düşünürsün.